Mars a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini sormuşlar: - 1 Milyon Dolar demiş ve eklemiş - kızılhaça bağışlayacağım. İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor: - 2 Milyon Dolar demiş. - Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi araştırmalara bağışlayacağım. Üçüncü aday olan Temel aynı soruya - 3 Milyon Dolar diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar. Temel yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle: - 1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de Mars a göndeririz
SANA MABEDIM DIYORUM Tutamaz yuregimi artik hic bir sey , durduramaz hayalerimi gecenin zifiri karanliklari yuregim susmaz olmus sesizligin cigliklari duyulmaz olmus mehtap yine bugece en guzel gulumseyisinde ilkez korkusuzca bakiyorum gokyuzune yuregim gulumsuyor gokteki tum yildizlara ve ben sas ...
Devamı...
Günün Sözü
Her gün ömür kitabının bir ,
sahifesidir. Bu sahifelere en iyi şeylerden, eserlerden başka bir şey
yazmayınız.
Feridun
Online Kullanıcılar
6 Online Gönül Dostu:
5 Ziyaretçi 0 Utangaç Gönül Dostu 1 Gönül Dostu: hüzünçiçeği
Hatırlarmısın .! Seninle tanıştığımız ilk günü..? Ne güzel başlamıştı her şey.. Sen masum ve ürkek halinle.. Ben duygularım ve sevgimle.. Nasılda arkadaş oluvermiştik.. Seninle ilk konuşmamıza rağmen.. Sanki yıllar önce tanışıyor gibiydik. Gün geçtikçe bağlandık ikimizde.. Sımsıkı sarıldık hayata yaşamaya.. Düzenin tüm kahpeliklerine inat.. Pes etmedik yılmadık usanmadık.. Bazen güler bazende küserdik senle.. Biliyormusun en çokta gülerdik.. Küskün günlerimiz yok şimdi aklımda.. O kadar güzel günlerimiz olduki..! Unutturdu kırgın günlerimizi bana.. Bazen hayaller kurardık gizli gizli.. Gökteki yıldızlardan bile medet umardık..
Dilekler tutardık.. Bir gün haber alamasak birbirimizden.. Çocuklar gibi ağlardık..
Gece karanlık, yalnızlığında Gülüşler can çekişir yokluğunda Simsiyah bir gölgeye tutulmuş sokaklar Paramparça düş kırkları Ağlayan bir bebek sesi melodiler Susmuş en konuşası kelimler Yorgun beden diz çökmüş En acınası ayaklara Aşk değil bu aşk, sevda hiç değil İntihar melodisi şıkırdayan yaprak sesleri Yüreğim darağacında Bedenim esir bu sokaklara Şehir can çekişiyor görmüyorsun Denizler susuz, gökler hep karanlık. İstanbul bu İstanbul değil sen, sen o değilsin.